Çiftçiler Günü

-Dünya Çiftçiler Günü devletin zirvesiyle kutlandı

-Ankara’daki etkinliğe, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Hamit Ayanoğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu katıldı.

145201218514853.jpg

-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında “Kadın Çiftçilerin Eğitimi”, “Çiftçilerin Eğitimi” ve “Ziraat Odaları Hatıra Ormanları Kurulması” konulu protokoller imzalandı -TZOB Başkanı Bayraktar: “Türkiye, bu bölgede daha güçlü bir ülke olmak, daha etkili bir dış politika yürütmek istiyorsa, güçlü bir tarım sektörüne sahip olmalıdır” -“Yapısal sorunlarımızın yanı sıra verilen desteklere rağmen, gübre, mazot, tohum, elektrik gibi girdi fiyatlarının yüksekliği Türk çiftçisini zorluyor” -“Okul sütü projesinin tüm eğitim-öğretim dönemini kapsaması, denetiminin yapılması ve süreklilik arz etmesi; yoğurt, peynir, ayran gibi diğer süt ürünleriyle çeşitlendirilerek devamı önem taşıyor” -“Yıllardır böyle bir projenin hayata geçmesini istiyorduk. Bu konu polemik konusu yapılmayacak kadar ciddi ve önemli bir projedir. Destekliyoruz, sonuna kadar da arkasındayız” -“Ziraat Bankası’nın talep ettiği, komisyon, ipotek, sigorta ve diğer masraflar, çiftçimizin yoğun şikayetlerine neden oluyor. Bankanın bu konularda yeniden bir düzenleme yapmasına ihtiyaç duyuluyor” -“Miras hukuku, arazi toplulaştırılması, et ve sütte müdahale kurumu oluşturulması, okul sütü projesi konuları cesaret isteyen önemli çalışmalardır. Bu ve benzer konulardaki gayretleri Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak destekliyoruz ve sonuna kadar desteklemeye devam edeceğiz”.

Ankara – 14.05.2012 – 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, devletin zirvesiyle kutlandı. Ankara’da düzenlenen etkinliğe Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Hamit Ayanoğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu katıldı. Ankara’da JW Marriot Hotel’de, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile 3 binin üzerinde çiftçinin katıldığı toplantıya üst düzey katılım olması basın mensuplarının da yoğun ilgisine neden oldu. Toplantıya çeşitli illerden çok sayıda kadın çiftçi de katıldı. Sinevizyon gösterisi ve TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın açış konuşmasının ardından, TZOB ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında ”Kadın Çiftçilerin Eğitimi” konusunda’ işbirliği protokolü imzalandı. Protokole, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin imza koydu. “Çiftçilerin Eğitimi” konusunda hazırlanan TZOB ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasındaki protokol de TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker tarafından imzalandı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında, “Ziraat Odaları Hatıra Ormanları Kurulması” ile ilgili protokole ise TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu imza koydu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü”nde yaptığı konuşma şöyle: Bugün, 14 Mayıs “Dünya Çiftçiler Günü”. Bizim için önemli olan böyle anlamlı bir günde toplantımızı onurlandırmanız bizleri son derece mutlu etmiştir. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu, ziraat odalarımız ve tüm çiftçilerimiz adına hepinize hoş geldiniz diyor, saygılarımı sunuyorum. Bugün düzenlediğimiz toplantımızın sabahki bölümünde, dünya ve ülkemiz çiftçilerinin sorunları, uygulanan tarım politikaları ve çözüm önerilerimizi sizlerle paylaşacağız. Toplantımızın öğleden sonraki bölümünde ise Ziraat Odası Bölge Temsilcilerimiz kendi bölgelerindeki illerin tarım sorunlarıyla ilgili görüş, öneri ve isteklerini dile getirecekler. Bugünkü toplantı sonucunda ortaya çıkacak görüşleri bir rapor halinde hükümetimize, siyasi partilerimize ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlara sunacağız ve desteklerini talep edeceğiz. Taleplerimizin ilgili makamlarca dikkate alınacağını umuyor ve bu çalışmaların ülkemiz ve tarım sektörümüz adına faydalı sonuçlar getireceğine yürekten inanıyoruz. Tarımsal üretim ve gıda güvenliği, son yıllarda dünyanın en önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle son dönemlerde gelişmekte olan birçok ülkede yaşanan gıda yetersizliği, tarımsal üretimin hayati önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yaşanan küresel mali krizler, bu sorunu daha da şiddetlendiriyor ve bazı ülkelerde gıdaya talebin artmasıyla fiyatlar yükseliyor. Son 15 yılda, dünyada açlık ve yetersiz beslenmeden etkilenen insan sayısı, azalma bir yana, 850 milyondan 925 milyona yükseldi. Dünyada 1 milyara yakın insanın açlık sorununu çözmek için uluslararası stratejiler geliştirilmeli ve etkin bir işbirliği yapılmalıdır. Dünyada artan gıda fiyatlarından, halihazırda, çiftçilerin değil, pazara hakim olan uluslararası büyük şirketlerin kazançlı çıktığı bir gerçektir. Küresel sermayenin Rusya, Ukrayna, Brezilya, Arjantin, Sudan gibi ülkelerde önemli miktarda tarım arazisini ele geçirdikleri belirtilmektedir. Bu süreçte o ülkelerin çiftçileri kaybediyor, küresel sermaye kazançlı çıkıyor. Küresel sermayenin dünyadaki verimli tarım arazilerini ele geçirme gayretleri de sürüyor. Birçok bilim adamı ve siyasetçi, gıda ve suyun dünya siyasetinde petrolden bile önemli, ülkelerin bağımsızlıklarını dahi etkileyecek olduğunda hemfikirdir. Ülkemizde, geçmişten günümüze tarıma iyi niyetle ve devletin imkanları ölçüsünde önem verildi, veriliyor. Sektörümüzde küçümsenemeyecek birçok gelişmeye rağmen, tarımımızı gelişmiş ülkelerin tarımıyla kıyasladığımızda, bir yerlerde bazı yanlışlarımız olduğunu ve politikalarımızın yetersiz kaldığını da görüyoruz.

Yetersizlikleri aşmak için biz de tarımımıza stratejik bir önem atfetmeli; bulunduğumuz coğrafyadan da kaynaklanan avantajlarımızı ve çevremizdeki ülkelerin gıda üretimi konusunda bizim kadar şanslı olmadıkları hususunu çok iyi değerlendirmeliyiz. Bu çerçevede dünya tarım ürünleri piyasasında hedeflerimizi büyütmemiz ve buna uygun politikalarla tarımımızı desteklememiz gerekir. Bu bakımdan su kaynaklarımız, tarım alanlarımız, meralarımız başta olmak üzere doğal kaynaklarımızın korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımı büyük önem taşımaktadır. Bütün bunları gerçekleştirebildiğimiz takdirde küresel sermayeyi değil, kendi çiftçimizi, ülkemizi zengin ederiz. Türkiye, bu bölgede daha güçlü bir ülke olmak, daha etkili bir dış politika yürütmek istiyorsa, güçlü bir tarım sektörüne sahip olmalıdır. Ortadoğu, Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya ve Kuzey Afrika’da son yıllarda gıda fiyatlarının çok yükseldiğini görüyoruz. Ülkemizin, tarım potansiyeli; altyapı, verim, lojistik ve pazarlama konularında gerekli yatırımları yapması halinde, bu bölgelerin ihtiyaç duyduğu gıdayı karşılayabilecek, bu ülkelerin gıda güvencesi olabilecek büyüklüktedir. Bilindiği üzere ülkemiz hem Dünya Ticaret Örgütü üyesi hem de Avrupa Birliği’ne aday bir ülkedir. Dolayısıyla Dünya Ticaret Örgütü’ne karşı yükümlülüklerimiz ile AB Ortak Tarım Politikası’na uyum sağlama mecburiyetimiz, ülkemiz tarımı açısından birtakım yönlendirici ve kısıtlayıcı mekanizmalar getiriyor. Tarımımızın en önemli sorunlarından ve gündem maddelerinden biri de tarımsal destekler konusudur. Tarıma verilecek doğru ve yeterli destekler, yapısal sorunların çözümüyle birlikte bugün ithalatçı olduğumuz birçok üründe üretim, verimlilik, kalite ve standartın artmasını sağlayacaktır. Tarım, önemli bir istihdam alanı olduğu gibi, nüfusumuzun üçte birinin geçimini sağlayan stratejik bir sektör durumundadır.

145201213459276.jpg